UNUTULMA HAKKI
- 26 May 2024
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 21 Haz 2025
Özel hayata saygı ve kişisel verilerin korunmasını talep hakkına verilen önem arttıkça unutulma diğer adıyla bilginin geleceğini belirleme hakkı teorik ve pratik olarak hayatımıza girmiş bulunmaktadır. Unutulma hakkı, AİHM’ ne göre internet ortamında yer alan içeriğin arama motorlarında listelenmemesini (delisting veya the right to de-referencing) talep hakkı; AYM’ ne göre ise birey hakkındaki rahatsız edici bilgilerin dijital hafızadan silinmesini sağlayan haktır.
Unutulma hakkı, yüzyıllardır pratik yaşamda var olup teorik ve hukuki olarak korunmasını 28 Haziran 2018 yılında AİHM kakarıyla birlikte somut olarak korunmaya başlanmış olan bir haktır. AİHM Wolfgang Werle ve Manfred Lauber başvurusunda vermiş olduğu kararda her ne kadar başvuruyu reddetmiş olsa da unutulma hakkının hangi kıstaslar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini açıklamaktadır. İlgili kararla birlikte unutulma hakkı hukukumuzda da AYM ve Yargıtay kararlarıyla ciddi bir biçimde yer almaya başlamıştır.

UNUTULMA HAKKININ KAYNAĞI
İnternetin hayatımızda bu denli yaygınlaşmış olması pek çok kolaylık sağlarken aynı zamanda riskleri de beraberinde taşımaktadır. İnternetle birlikte özel hayatın korunması hakkı özelinde kişisel verilerin korunmasını talep hakkı korunmayı gerektiren bir hak haline gelmiştir. Kişilerin özellikle erken dönemlerinde yapmış oldukları davranışlar aradan geçen zamanda her ne kadar ilgili kişi bambaşka bir bireye dönüşebilecekse dahi internet paylaşımlarında hala aynı kişi olarak anılabilmektedir. Bu durum kişilerin haklarındaki bilgiler üzerinde belli kıstaslar çerçevesinde kontrol etme hakkının (unutulma hakkı) doğmasına neden olmuştur.
Avrupa Hukukunda, unutulma hakkı pek çok ülke mahkemesi kararlarına konu olup AİHM gündemine gelmiş ve sonraki tarihte Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü madde 17'de düzenlenen bir hak olarak açıkça yer almıştır.
Hukukumuzda unutulma hakkı doğrudan düzenlenmemiştir. Ancak çeşitli Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay karalarında ele alınmış olup ayrıca 31 Temmuz 2020 tarihli ve 7253 sayılı Resmî Gazetede yer alan kanun değişikliği ile birlikte 5651 Sayılı Kanunun 9. maddesinde yapılan ekleme ile mevzuatımıza unutulma hakkına ilişkin düzenleme yapılmıştır. İlgili kanun maddesi;
“…İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talep etmesi durumunda hâkim tarafından, başvuranın adının bu madde kapsamındaki karara konu internet adresleri ile ilişkilendirilmemesine karar verilebilir. Kararda, Birlik tarafından hangi arama motorlarına bildirim yapılacağı gösterilir…”
UNUTULMA HAKKININ ŞARTLARI
Unutulma hakkının kullanımı, şartları, sınırları oldukça dikkatli bir biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Zira unutulma hakkı bir yandan ifade özgürlüğünü ve kamu menfaatini korumayı sağlarken bir yandan kişilerin kendi bilgileri hakkında karar verebilme hakkının tesisini sağlayan oldukça girift bir haktır. Haklar arasında yer alması gereken denge karar mercileri tarafından hakkaniyete uygun bir biçimde sağlanmalıdır.
Kişilerin Ad ve Soyadı ile Arama Motorları Üzerinden Yapılan Aramalarda Çıkan Sonuçların İndeksten Çıkarılmasına Yönelik Talepler ile ilgili olarak Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 23.06.2020 Tarihli ve 2020/481 Sayılı Kararında unutulma hakkına ilişkin yapılan başvurularda ele alınması gereken kriterlere yer verilmiştir. Ele alınması gereken kriterler aşağıda saymış olduğumuz gibidir;
İlgili kişi kamusal yaşamda önemli bir rol oynuyor mu?
Arama sonuçlarının öznesi bir çocuk mu?
Bilginin içeriği doğru mu?
Bilgiler kişinin çalışma hayatı ile mi ilgili?
Arama sonuçlarında yer alan bilgi ilgili kişi hakkında hakaret, onur kırıcı, iftira niteliği taşıyor mu?
Arama sonuçlarında yer alan bilgi özel nitelikli kişisel veri niteliği taşıyor mu?
Arama sonuçlarında ulaşılan bilgi güncel mi?
Arama sonucunda ulaşılan bilgi kişi hakkında önyargıya sebep oluyor mu?
Arama sonucunda yer alan bilgi kişi açısından bir risk doğuruyor mu?
Bilgi kişinin kendisi tarafından mı yayımlandı?
Orijinal içerik gazetecilik faaliyeti kapsamında işlenen verileri mi kapsıyor?
İlgili kişiye ilişkin bilgilerin yayımlanmasında yasal bir zorunluluk var mı?
İlgili kişiye ilişkin bilgi ceza gerektiren bir suçla mı ilgili?
“…İnternet'in yaygın kullanımı ile ortaya çıkan bu durum basının İnternet'i etkin olarak kullanmasıyla beraber ifade ve basın özgürlükleri ile şeref ve itibarın korunması arasındaki dengeyi ilkinin lehine bozmuştur. İfade ve basın özgürlüğü ile şeref ve itibarın korunması hakkı,eşit düzeyde koruma gerektiren temel hak ve özgürlüklerdir. Bu nedenle bozulan dengenin her iki temel hak arasında tekrar kurulması zorunluluk olmuştur. İnternet haberciliği ile birlikte unutulmanın zor olduğu günümüzde anılan dengenin tekrar kurulabilmesi şeref ve itibar yönünden bireylerin unutulma hakkının kabul edilmesi ile mümkün olabilir. Bu bağlamda unutulma hakkı adil dengenin kurulması için vazgeçilmez niteliktedir…”
“…Uyuşmazlığa konu internet yayınlarında yer alan içeriklerin; başvuranların kişisel verilerini ve geçmişine dair bilgileri, uzun bir süre boyunca kişilik haklarını ihlal edici boyutta hukuka aykırı olarak internet üzerinde yayınlanmadığı ve unutulma hakkı çerçevesinde erişimin engellenmesi kararı verebilmek için gerekli şartların oluşmadığı anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği, yukarıda yazılı gerekçelerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,..”
Detaylı bilgi almak ve danışmanlık hizmetleri için iletişim bölümündeki bilgilerden Kocaeli avukatlık büromuz Av. Revşan Çiftçi Hukuk Bürosu’na ulaşabilirsiniz.




Yorumlar